Ülkeler Rehberi Sayfası | İngilizce Dersler Sayfası | İrtibat Formu | İletişim

Bu sayfalarda popüler ingilizce şarkı sözlerinin Türkçe çevirilerini bulacaksınız. Çevirileri gramer açısından incelemeniz hem ingilizcenizin gelişmesine katkıda bulunacak, hem de sıkılmadan zevkli bir şekilde ingilizce öğrenmenizi sağlayacaktır. Başlamak için aşağıdaki listeden şarkı seçiminizi yapabilirsiniz.
Deep Purple - Soldier of Fortune | Kylie Minogue - In Your Eyes | Celine Dion - A New Day Has Come
Darren Hayes - Insatiable | Robbie Williams - Feel | Shakira - Underneath Your Clothes | Sting - Shape Of My Heart
Celine Dion / A New Day Has Come
Şarkı Sözü ve Çevirisi Dersler
I was waiting for so long
Uzun zamandır bekliyordum

For a miracle to come
Bir mucizenin gelmesi için

Everyone told me to be strong
Herkes bana güçlü olmamı söyledi

Hold on and don't shed a tear
Dayanmamı ve gözyaşı dökmememi

Through the darkness and good times
Karanlığın ve iyi zamanların içinden

I knew I'd make it through
Ayakta kalacağımı biliyordum

And the world thought I'd had it all
Ve dünya her şeye sahip olduğumu düşündü

But I was waiting for you
Ama ben senin için bekliyordum

Ön nakarat :

[ Hush now I see a light in the sky
Sus simdi gökyüzünde bir ışık görüyorum

Oh it's almost blinding me
Ah neredeyse beni kör ediyor

I can't believe I've been touched by an angel with love
Bir meleğin bana sevgiyle dokunduğuna inanamıyorum ]

Nakarat:
[ Let the rain come down and wash away my tears
Bırak yağmur yağsın ve göz yaşlarımı silsin

Let it fill my soul and drown my fears
Bırak ruhumu doldursun ve korkularımı yok etsin

Let it shatter the walls for a new sun
Bırak duvarları yıksın yeni bir güneş için

A new day has come
Yeni bir gün doğdu ]

When it was dark now there's light
Bir zamanlar karanlık varken simdi aydınlık var

Where there was pain now's there's joy
Bir zamanlar acı olan yerde simdi neşe var

Where there was weakness I found my strength
Bir zamanlar zayıflık olan yerde gücümü buldum

All in the eyes of a boy
Hepsini bir çocuğun gözlerinde buldum

ön nakarat..

Nakarat
Ders 1: Kelimeler (Words)
A new day - yeni bir gün
To wait for - beklemek
A miracle - mucize, sihir
Strong - güçlü
To hold on - beklemek, (şarkıda dayanmak)
To shed a tear - gözyaşı dökmek
Darkness - karanlık
To make it through - ayakta kalmak, zorluğu atlatmak
Hush - sus
A light - ışık
The sky - gökyüzü
To blind - kör olmak
to touch - dokunmak (I have been touched by an angel - bana bir melek dokundu)
let the rain come down, let it fill my soul ... - "Bırak ruhumu doldursun ve korkularımı yok etsin"
to wash away - yıkamak, silmek
to fill - doldurmak
to drown - batırmak (burada yok etmek)
a fear - korku
to shatter - yıkmak
a wall - duvar
the sun - güneş
pain - ağrı
joy - sevinç, neşe
weakness - zayıflık
strength - güç

Ders 2: Gramer - The Future in the Past (Geçmişteki Gelecek Zaman)
"I knew I would make it through" - Ayakta kalacağımı biliyordum. (Bunları atlatacağımı biliyordum)
Cümlenin birinci kısmında verb -di li geçmiş zaman olarak karşımıza çıkıyor (Past Simple). Zamanların uyumu kuralına göre, cümlenin ikinci kısmındaki fiil ne gelecek zamanda, ne de geçmiş zamanda kullanılamaz. Burada gelecek zamanı ifade etmek için "geçmişteki gelecek zaman" (Future-in -the-Past) kullanılır. Yardımcı fiil "would" + esas fiil "make" ile kurulur.
Örnekler:
* I thought (Past Simple) he would come (Future-in-the-Past) to the party but he didn't. - Onun partiye geleceğini düşünüyordum, ama o gelmedi.
* They told (Past Simple) me that they would buy (Future-in-the-Past) the present themselves. - Onlar bana hediyeyi kendilerinin alacaklarını söylediler..
* I realized (Past Simple) that my Mum would not let (Future-in-the-Past) me go to a disco. - Annemin beni diskoya göndermeyeceğini anladım.

Ders 3: The Present Perfect (Yakın Geçmiş Zaman)
"A new day has come" - Yeni bir gün doğdu.
Yapısı: Özne + have/has+verb3
Yukarıdaki cümlede Yakın Geçmiş Zaman (Present Perfect) kullanılmıştır.
örnekler:
* I have cut (Present Perfect) my finger and now it's bleeding. - parmağımı kestim ve şimdi kanıyor.
* I have done my homework and now I can watch TV. - Ev ödevimi yaptım ve şimdi televizyon izleyebilirim.
* He has been to London 2 times already. - O Londra'da daha önce 2 defa bulundu.

Ders 4: The Past Continuous (Şimdiki Zamanın Hikayesi)
"I was waiting for so long" - Uzun zamandır bekliyordum.
Yukarıdaki cümlede Şimdiki Zamanın Hikayesi kullanılmıştır (Past Continuous). Şimdiki Zamanın Hikayesi cümle yapısı aşağıdaki şekilde gerçekleşir:
özne + was/ were + verb + -ing
örnekler:
* At 4 o'clock yesterday my Dad was watching TV and my Mum was washing up. - Dün saat dörtte babam televizyon izliyordu, annem de bulaşık yıkıyordu.
* Alex was crossing a street when a car hit him. - Araba Alex'e çarptığında o, karşıdan karşıya geçiyordu.
* While I was sleeping in the train, someone stole my purse. - Trende uyuyordum, birisi cüzdanımı çalmış.
 

Sitemizdeki şarkı sözü ve çevirileri Güftekar.com sitesinden alınmış, dersler Allnet - Ülkeler Rehberi ekibi tarafından hazırlanmıştır.
Daha fazla şarkı sözü çevirisi için www.guftekar.com adresini ziyaret etmenizi öneririz. Sitemizdeki bilgilerin izinsiz kullanılması yasaktır.
Copyright © AllNet - Ülkeler Rehberi

Hosting Hizmetleri