I have often told you stories sana sık sık hikayeler anlattım About the way I lived the life of a drifter bir serserinin hayatını nasıl yaşadığıma dair Waiting for the day When I’d take your hand And sing you
songs elini tutup sana şarkılar söyleyeceğim günü bekleyerek Then maybe you would say Come lay with me love me 'gel yanıma uzan ve beni sev' diyecektin And I would surely stay ve ben tabii ki (yanında) kalacaktım
But I feel I’m growing older ama giderek yaşlandığımı hissediyorum And the songs that I have sung ve söylediğim şarkılar Echo in the distance uzaklarda yankılanıyor Like the sound Of a windmill goin’ ’round tıpkı dönüp duran bir yel değirmeninin sesi gibi I guess I’ll always be A soldier of fortune sanırım ben hep bir ganimet avcısı olarak kalacağım
Many times I’ve been a traveller ok zamanlar bir yolcu oldum I looked for something new yeni bir şeyler aradım In days of old eskinin günlerinde When nights were cold soğuk gecelerde I wandered without you sensiz dolandım durdum But those days ama o günlerde I thougt my eyes Had seen you standing near gözlerimin seni yanımda dururken gördüğünü düşündüm Though blindness is confusing körlük kafa karıştırsa da It shows that you’re not here senin orada olmadığını gösteriyor (sonuçta)
Now I feel I’m growing older artık giderek yaşlandığımı hissediyorum And the songs that I have sung ve söylediğim şarkılar Echo in the distance uzaklarda yankılanıyor Like the sound Of a windmill goin’ ’round tıpkı dönüp duran bir yel değirmeninin sesi gibi I guess I’ll always be A soldier of fortune sanırım ben hep bir ganimet avcısı olarak kalacağım Yes, I can hear the sound Of a windmill goin’ ’round Evet duyabiliyorum, Dönüp duran bir yeldeğirmeninin sesini I guess I’ll always be A soldier of fortune sanırım ben hep bir ganimet avcısı olarak kalacağım
|
|
Ders: Sequence of Tenses (Zamanların
Uyumu)
"Ganimet Avcısı" şarkısının metninin çok zor olmamasıyla beraber,
çeviri yaparken bazı cümleler zorluk çıkarabiliyorlar örneğin
"I lived the life of a drifter waiting for the day when I'd
take your hand and sing you songs", "Then maybe you would
say, "Come lay with me and love me," and I would
surely stay" ve "But those days I thought my eyes had
seen you standing here" bölümleri. Burada Zamanların uyumu
(Sequence of Tenses) sözkonusudur. Bu cümleyi ele alalım: "In
days of old when nights were cold, I wandered without you"
- " Eskinin günlerinde, soğuk gecelerde, sensiz dolandım
durdum". were (yardımcı fiil) ve wandered (fiil) ikisi de
Simple Past (-di'li Geçmiş Zaman) da kullanılmıştır. Burada
Simple Past geçmişte belirli bir dönemde yapılmış eylemin anlatımında
kullanılmıştır. Başka örnek vermek gerekirse: * I thought he was home. - Onun evde olduğunu düşündüm.
Şarkıya devam edelim: "But those days I thought my eyes had
seen you standing here" - "Ama o günlerde, gözlerimin
seni yanımda dururken gördüğünü düşündüm". Burada think
fiili Simple Past zamanında, see fiili ise Past Perfect (-miş'li
Geçmiş Zaman) zamanında kullanılmıştır. Önce Past Perfect sonra
Simple Past zamanındaki olaylar gerçekleşiyor. Buna benzer örnek
vermek gerekirse: * I thought he had come back home. - Onun eve dönmüş
olduğunu düşündüm.
Şimdi şarkının başında geçen "I'd" kısaltılmış şeklini
"I would", olarak açarak cümlemize bakalım "I lived
the life of a drifter waiting for the day when I would take
your hand and sing you songs" - "Elini tutup sana şarkılar
söyleyeceğim günü bekleyerek, bir serserinin hayatını yaşadım".
Olayların gidişatı açıktır, burada bizim anlamamız gereken bir
nokta şarkının kahramanın hayalini kurduğu gelecekte sevgilisinin
elini tutup ona şarkılar söyleyeceği gün, bizim için geçmiş
zamanda gerçekleşiyor. "I would take your hand" - "Elini
tutacaktım" şekline düşünelim, bu "geçmişteki gelecektir",
yada gramerdeki adıyla Future in the Past. Örneğin: * I thought he would come back home. - Onun eve döneceğini
düşündüm. (Eve dönmüş veya dönmemiş, sonuçta bizim için olaylar
geçmişte kalmıştır.)
Şimdi "I would take your hand and sing you songs" cümlesinde
would yardımcı fiilinin take esas fiilinin önünde olduğuna dikkatinizi
çekelim, take ve sing esas fiillerinin ikisinin de önünde durmuyor.
Burada take ve sing "paralel" fiillerdir (parallel verbs). Paralel
fiillerde yardımcı fiili esas fiillerden birinin önüne eklemek
yeterlidir. |
|