Come and hold my hand gel ve ellerimi tut I wanna contact the living yaşamla bağlantı kurmak istiyorum Not sure I understand anladığımdan emin değilim This role I've been given bana verilen bu rolü I sit and talk to God oturur tanrıya konuşurum And he just laughs at my plans ve o planlarıma sadece güler My head speaks a language kafam bir lisan konuşur I don't understand anlayamadığım
Nakarat: [ I just wanna feel sadece hissetmek istiyorum Real love fill the home that I live in gerçek aşkın yaşadığım yuvayı kaplamasını Cos I got too much life ünkü çok fazla yaşam var Running thru my veins damarlarımda dolaşan Going to waste ziyan olacak ] I don't wanna die ölmek istemiyorum But I ain't keen on living either ama yaşamanın da meraklısı değilim Before I fall in love aşık olmadan önce I'm preparing to leave her onu terk etmeye hazırlanıyorum Scare myself to dead korkudan ölüyorum That's why I keep on running bu yüzden koşturmayı sürdürüyorum Before I roll eye göz gezdirmeden önce I can see myself coming kendimi gelirken görebiliyorum
Nakarat And I need to feel ve hissetmeye ihtiyacım var Real love and the love ever after gerçek aşkı ve sonraki sürekli aşkı I can not get enough yeterince sahip olamıyorum
Nakarat I just wanna feel sadece hissetmek istiyorum Real love and the love ever after gerçek aşkı ve sonsuza dek sürecek aşkı There's a hole in my soul ruhumda bir boşluk var You can see it in my face onu yüzümde görebilirsin It's a real big place bu gerçekten büyük bir yerdir Come and hold my hand gel ve ellerimden tut I wanna contact the living yaşamla bağlantı kurmak istiyorum Not sure I understand anladığımdan emin değilim This role I've been given bana verilen bu rolü Not sure I understand x4 anladığımdan emin değilim |
|
Ders: Kelimeler (words)
1. Role (i.) - 1) rol; 2) rol. işlev. görev.
2. Fill (f.) - 1) doldurmak, kaplamak; 2) yerine getirmek;
4. Waste (f.) - 1) boşa harcamak; israf etmek 2) güçten
düşmek; 3) zayıflatmak.
5. Keen (s.) - 1) hevesli ; meraklı; be ~ on smth. bir
şeyi hararetle istemek.; 2) (akıl,duygu,duyu,vb.) keskin; 3)
sivri; 4) canlı;
6. Laugh (f.) - gülmek; ~ at smb. Biriyle alay etmek.;
7. Scare (f.) - korkutmak.
8. Roll (f.) - 1) yuvarlamak; 2) gezmek; ~ one's eye
göz gezdirmek.
9. Soul (i.) - 1) ruh; 2) can.
10. Hole (i.) - 1) boşluk; 2) delik; 3) top çukuru |
|