You're a song Sen bir şarkısın
Written by the hands of god Tanrının elleri tarafından yazılmış
Don't get me wrong Beni yanlış anlama
Cause this might sound to you a bit odd Çünkü bu kulağa biraz tuhaf gelebilir
But you own the place where all my thoughts go hiding Ama tüm düşüncelerimin saklanmaya gittiği yere sen sahipsin
And right under your clothes is where I find them Ve tam elbiselerinin altı, onları bulduğum yer
Nakarat :
[ Underneath your clothes Elbiselerinin altında
There's an endless story Bitmeyen bir hikaye var
There's the man I chose Orda seçtiğim adam var
There's my territory Orası benim özel bölgem
And all the things I deserve Ve hak ettiğim her şey
For being such a good girl honey Bu kadar iyi bir kız olduğum için tatlım ]
Because of you Senden dolayı
I forgot the smart ways to lie Yalan söylemenin zekice yollarını unuttum
Because of you Senden dolayı
I'm running out of reasons to cry Ağlamak için sebeplerim tükeniyor
When the friends are gone Arkadaşlar gittiğinde
When the party's over Parti sona erdiğinde
We will still belong to each other Hala birbirimize ait olacağız
Nakarat x2
I love you more than all that's on the planet Seni bu gezegendeki her şeyden daha çok seviyorum
Movin' talkin' walkin' breathing Hareket ederken, konuşurken, yürürken, nefes alırken
You know it's true Biliyorsun bu gerçek
Oh baby it's so funny Oh bebek, bu çok tuhaf
You almost don't believe it Neredeyse inanmıyorsun
As every voice is hanging from the silence Bütün sesler sessizlikte sarkarken
Lamps are hanging from the ceiling Lambalar tavandan sarkıyor
Like a lady tied to her manners Bir hanımefendinin görgüsüne bağlı olduğu gibi
I'm tied up to this feeling Bu duyguya bağlıyım
Nakarat x2
|
|
Ders 1: Kelimeler (Words) A song - şarkı God - Tanrı To get somebody wrong - birini yanlış anlamak A bit = a little - biraz Odd = strange - tuhaf / garip Clothes - giysi (her zaman çoğul olarak kullanılır) A thought - düşünce To find (found, found) - bulmak To go hiding - saklanmak Underneath - altında, içinde An end less story. - Bitmeyen hikaye. To choose (chose, chosen) - seçmek To deserve - hak etmek Such a good girl - iyi bir kız olduğu için Honey - direk çeviride: bal, buradaki anlamı: tatlı. To forget (forgot, forgotten) - unutmak Smart - zeki, akıllı To run out of something - bitmek, tükenmek (örneğin: I have run out of money, so I must go to the bank. - Param bitti, bankaya gitmeliyim.) Because of you - senden dolayı To belong - ait olmak To be over - bitmek (zamanla ilgili). Örnek: The lesson is over. - Ders bitti. Still - hala, eskisi gibi.
Ders 2: Gramer - There is/there are "Underneath your clothes there's an endless story, there's the man I chose, there's my territory" - " Elbiselerinin altında bitmeyen bir hikaye var, Orda seçtiğim adam var, Orası benim özel bölgem" "there is, there are" bir şeyin bir yerde olup olmadığını söylemek için kullanılır. Örnekler: There is a bird in the cage. - Kafeste kuş var. (Karşılaştırma cümlesi: It is a bird. - bu kuştur.). There are students in the classroom. - Sınıfta öğrenciler var. gibi ifadeleri ingilizce söylerken bu yapıyı kulanmak gerekir.
Ders 3: The "There's the man I chose" - "Orda seçtiğim adam var". "the" article'si belirli isimler için kullanılır. Yukarıdaki cümledeki "man" belirli bir kişi olduğu için önüne "the" gelmiş. Masada bir sürü kitap varsa, ve o masadaki belirli bir kitabı istiyorsak şöyle deriz: Can you give me the book? (Kitabı verir misin?). Herhangi bir kitaptan bahsetmiş olsaydık o zaman "the" yerine "a" kullanılacaktı. Örnek: Please, bring me the book (that) I gave you last week. - Lütfen sana geçen hafta verdiğim kitabı bana getir. Look, there's the girl (that) I told you about. - Bak, sana bahsettiğim kız oradadır. The singer (that) I like most is Shakira. - En sevdiğim şarkıcı, Shakira'dır. "The" ön ekinin kullanıldığı özel durumlar: - Doğada yalnızca bir tane olan isimlerin önünde kullanılır. the sun - Güneş the moon - Ay the rain - Yağmur gibi. - Coğrafi isimlerin önünde kullanılır. the Atlantic Ocean the Everest gbi. - Bilim dalları "the" almadan kullanılır. Chemistry - Kimya - Yönle ilgili kelimeler "the" almazlar. north - kuzey south - güney - Oyunlar ve spor dalları "the" almazlar. chess - satranç football - futbol - Müzik enstrümanları "the" ile kullanılır. the piano the guitar - Özel isimler kesinlikle "the" almazlar. Ancak eğer ülkeler birleşik devletlerden oluşuyorsa "the" alabilir. the United States of America
Ders 4: when and if "When the friends are gone, when the party is over, we'll still belong to each other" "Arkadaşlar gittiğinde, parti sona erdiğinde, hala (eskisi gibi) birbirimize ait olacağız" Yukarıdaki cümle 3 kısımdan oluşur; bir esas cümle (en sondaki) ve ona bağlı olan iki yan cümle. Fiillerin Türkçe'ye çevrilirken gelecek zamanda kullanıldığına dikkat edin. İngilizcede ise (are, is) geniş zamanda ( Present Simple) kullanılmışlar. Esas cümlenin fiili ise (shall belong) - gelecek zamandadır ( Future Simple). Örnekler: If I earn (Present Simple) enough money, I shall go (Future Simple) to Italy. - Yeterince para kazanırsam, İtalya'ya gideceğim. When he knows (Present Simple) the answer, he will let (Future Simple) you know. - Sonucu öğrenince, seni bilgilendirecektir. We shall stay (Future Simple) at home until Mother comes (Present Simple) back. - Annem gelene kadar, evde kalacağız.
|
|